10.Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları Devamı(sf.129 sonrası)

2009-01-13 20:14:00
17 Seyyid-i nev'-i beşer (insan ney'inin efendisi, Hazret-i Muhammet) seçkinlik incisinin denizidir Onun mucizeleri kötülerin ateşi üzerine su serper
Burada su redifi dolayısıyle Peygamber bir seçkin inciler denizine benzetilmiştir Onun din denizi seçkin inciler yetiştirir O, kötülük ateşlerini söndüren bir sudur Su ile ateş arasında tezat vardır Burada ateş kötülüğün, su iyiliğin sembolü olarak kullanılmıştır, Bu beyitte seyyid, ıstıfa, sepmek), (beşer, ateş-i eşrar) kelimelerinde aliterasyon vardırHz Muhammed doğduğu zaman ateşperestlerin ateşleri sönmüştür Beyitte bu mucizeye de telmih vardır

18 Peygamberlik gül bahçesinin canlılığını tazelemek için mermer taşı mucizinden (yaratıcılığından) su akıtmış
Peygamberlik gül bahçesine su verince gül tazeleniyor Gül Peygamberimize izafe edilen bir çiçektir Peygamberlik müessesesi onunla taze kalmış, Son peygamber olan Peygamberimizin mucizelerinden biri kara taştan su akıtmak Bu mucize peygamberliğinin kabulü ve yeni bir gül açılması, peygamberlik bahçesinin parlaklığının tazelenmesidir

19 Onun mucizi âlemde öyle nihayetsiz bir hidayet denizidir ki, binlerce kâfir tapınağına (Mecusî tapınağına) o denizden hidayet ermiştir
Peygamber doğduğu zaman vukua gelen harikulade hadiselerden biri de sönmeyen ateşlerin sönmesi (Mecusî ateşlerinin sönmüş olması)dir Bu hadiseye telmih eden Fuzulî'ye göre peygamberimizin mucizesi öyle sonsuz bir deniz imiş ki, binlerce kâfir ateşgedesindeki ateşi söndürmeğe yetmiştir
"Yetmiş" kelimesi hem "erişmiş" hem de "kifayet etmiş" mânâlarına gelir Burada kifayet etmiş mânâsında tevriye!i kullanılmıştırAyrıca su-ateş arasında tezat vardır

20 Şiddet günü Ensar'a parmağından akıttığı suyu kim işitse, hayretle parmağını ısırır
Tebuk seferinde (şiddet günü) susuz kaldıkları zaman Peygamberimizin parmakları arasından oluk oluk su akmış Bunu duyan hayretinden parmağını ısırır Bu hadise de kullara hayret veren bir mucizedir

21 Dostu, yılan zehri içse, ebedî hayat suyuna döner, düşmanı su içse mutlaka yılan zehri olur
Peygamberin dostlarından maksat, hayatında iken, ona uyan sahabelerle, onun yolundan giden Müslümanlardır Aynı imana sahip oluş, onlara da manevî bir güç verir ve onlar bu manevî güç ile, kötülükleri iyiliğe döndürebilirler Buna karşılık, düşmanları için iyi şeyler böyle kötü bir mahiyet alır Şair bu fikri, yılan zehrinin ebedî hayat suyuna veya tersine ebedî hayat suyunun zehre dönüşmesi sembolü olarak ifade ediyor Burada tezat sanatı vardır

22 Abdest almak için yanağının gülüne su serpince, her damla sudan bin rahmet denizi dalgalanmıştır
Şair borada "gül-i ruhsar" tamlaması ile Peygamber'in yanağını güle benzetmiştir Abdest alınırken yüz yıkanır Peygamber'in yüzüne değen su, onun manevî gücü ile çoğalıyor, bir damladan bin rahmet denizi doğuyor Damla ile deniz arasında tezat vardır Bu tezat ve benzetme tasavvufta birlik (vahdet) ile çokluk (kesret) u belirtmek için kullanılır Çok, birden doğar Başlangıçta ilk Müslüman olan Hazret-i Muhammed tek idi Daha sonra, Müslümanların sayısı yüzlerce milyonu aştı Tanrı'nın insanlara acıması mânâsına gelen rahmet, Türkçe'de mecazî olarak yağmur mânâsına da gelir Yağmur milyonlarca damladan oluşur

23 Su senin ayağının toprağına erişeyim diye durmadan, ömürler boyu başını taştan taşa vurarak âvâre gezer durur
Her yıl, yüz binlerce Müslüman, dünyanın dört bir yanından Hacc'a giderler Peygamber'in mezarını ziyaret ederler Şair, sulara da böyle kutsal bir duygu yüklüyor Suların başını taştan taşa vurması, hem hakiki, hem mecazî mânâda kullanılmıştır Hayat ile su arasında münasebet olduğu için şair ömür kelimesini kullanmıştır Muttasıl kelimesi Arapça "vasl" (ulaşan, kavuşan) kökünden gelir Bu beyitte teşhis sanatı vardır

24 Su ister ki, senin dergâhının toprağına zerre zerre nur salsın Parça parça olsa bile su o dergâhtan dönmez
Toprak, su ve ışık zerre zerre, parça parça olurlar Su ışığı yansıtır Şair, su ve ışığın bu özelliklerine manevî bir mânâ da veriyor Burada su ve ışığın zerre zerre veya pare pare olması sevginin gücünü ifade eder

25 Senin na'tını zaman zaman tekrarlamayı hata ehli derman bilir Tıpkı sarhoşun ayılması için yüzüne su serpmesi gibi
Hata kelimesi yanlış ve günah mânâsına gelir "Ehl-i hata"dan maksat, yanlış yola sapanlar, günahkârlardır Onlar günahlarından kurtulmak için, sarhoşun ayılmak maksadıyle yüzüne su serpmesi gibi senin na'tını tekrarlarlar Na't, bir şeyi medhederek anlama mânâsına gelir Belli zamanlarda okunan Kur'an cüzlerine ve dualara "vird" denilir

26 Ey Tanrı'nın sevgilisi, ey insanların en iyisi, sana dudakları yananların su dilemeleri gibi müştakım

27 Şen o keramet denizisin ki, Miraç gecesi feyzinin şebnemi duran ve gezen yıldızlara su götürmüştür
Burada Hazret-i Muhammed'in Mirac'ına telmih vardır Şebnem kelimesinin şeb'i (gece) ile Şeb-i Mîrac'ın "şeb"i aynı mânâya gelir Şairin iki kelime atasında münasebet kurmasının sebebi budur Feyiz: suyun taşması, bereket demektir Şebnem ile bahar arasında tezat vardır Burada sudan maksat, Hazret-i Muhammed'in Miraç gecesi bütün kâinata varlığı ile vermiş olduğu feyizdir

28 Mezarını yenileyen mimara su gerekirse, güneşin çeşmesinden her dem feyzin saf suyu iner
Burada güneş, dünyaya feyz ve bereket verdiği için çeşmeye, güneşten akan ışık zülâle (saf su) benzetilmiştir

29 Cehennem korkusu yanık gönlüme gam ateşi salmış, senin ihsan bulutunun o ateşe su serpeceğini umuyorum
Mânâ bakımından bütün kelimeleri birbiriyle ilgili olan bu beyitte tenasüb veya müraat-i nazîr sanatı vardır

30 Na'tının uğuru ile Fuzulî'nin sözleri nisan yağmurundan vücuda gelen büyük inci tanelerine benzemiştir
Bir efsaneye, göre istiridyeler nisan ayında denizin yüzüne çıkar, yağmur yağarken kabuğunu açar, bir iki damla alır, yeniden denizin dibine inerlermiş Bunlar zamanla inci haline gelirmiş

31 32 Mahşer günü gaflet uykusundan uyandığımda ve hasret gözyaşlarından uykusuz gözlerim su döktüğünde (ağladığımda) umduğum odur ki, mahrum olmayayım, vaslının çeşmesi senin yüzüne teşne olan bana su versin
Divan şairleri umumiyetle fikirlerini bir beyitte sona erdirirler Fuzuli burada 31 beyitle 32 İki beyitte de mahşer günü bahis konusudur O gün insanlar Tanrı'ya -hayatlarında yaptıkları iyi ve kötü işlerin hesabını verecekleri için büyük bir telaş ve heyecan içinde olacaklardır O gün Hazret-i Muhammed kendisini sevenlere şefaat edecektir

SAYFA 129
1abirim değeri:beyit
birim sayısı:32
bşiirin teması:Hzpeygambere övgü
cnesib:1-15, methiye:17-29, girizgah:16, fahriye:30, dua:31-32
çher beyit kendi içerisinde bir bütündürbeyitlerde başlayan anlam yine diğer beyitlere sarkmadanaynı beyitin içinde bitmektedirkasidenin bölümlerindeki her beyit o bölümü ifade etmek amacıyla bir araya getirilmiştirbeyitler bir araya getirilirken her beyitin o bölümde anlatılacakları tek başlarına anlatmaları beyitlerin anlam bakımından birbirinden bağımsız olmalarını sağlamaktadırbeyitlerdeki kafiye ve redif olarak kullanılan su sözcüğü beyitler arasındaki ses ilişkisini göstermektedir
d "Dest busı arzusıyla ger ölsem dostlar
Kuze eylen topragum sunun anunla yara su" beyiti şairin kişisel duyarlılığını ve hayal gücünü en iyi ifade eden beyittirşair bu beiytte onun elini öpmek arzusuyla ölürsem toğrağımdan bir testi yaparak onunla yare su verin,böylece mezar toğrağım onun eline değecek ve elini öpmüş olacaktır ifadesini kullanmaktadırbu hayal gücü ve duyarlılık şairin şiir kudretinin ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir
e beyit sayısı 31-99 arasındadır
din ve devlet büyüklerini övmek için yazılır
kaside 5 bölümden oluşur (nesib,girizgah,methiye,fahriye,dua)
2a "Dest busı arzusıyla ger ölsem dostlar
Kuze eylen topragum sunun anunla yara su"
yukarıdaki beiytte "s" seslerinin tekrar edilmesi ahengi sağlamıştır
byukarıdan aşağı doğru akan suyun görüntüsü ile kasidedeki su sözcüğü arasında ses bakımından bir ilişki vardırresimdeki şelaleden çıkan su sesi,kasidenin redifi olan su sözcüklerinin okunmasıyla çıkan sesle eşdeğerdir

Sayfa130

ç-her beyitin sonunda su sözcüğünün tekrarlanması ses ve ahenk ahenk yönünden anlamı güçlendirir
d-13 beyit
e-nazım birimi beyittir
-en az 33 beyit, en çok 99 beyitten oluşur
-giriş bölümü nesib, asıl konuya giriş bölümü fahriye, devrin büyüğünü övdüğü bölüm medhiye, son bölümüne ise dua denir
-ilk bölümüne matla, son bölümüne makta denir
-uyaklanışı aa, ba, ca, da şeklindedir
-ele aldıkları konuya göre isimlendirilirbunlar:tevhit,münacat,naat,medhiye, fahriye,hicviyye,mersiye
sayfa 131

6 HİSSETTİKLERİM
samimiyet
sevgi
özlem
arzu
heyecan

7FUZULİ
divan şiirinin en güçlü şairlerindendir
şiir tekniği çok güçlüdür
şiirlerinde tasavvufi konuları ele almıştır
şiirlerinde azeri türkçesinin özellikleri görülür

Sayfa 133

BİRİMLERDE ANLATILARLAR
Şiirin teması: Aşk
1Şair, aşıkların ayrılık acısına sabredemeyeceğini anlatıyor
Birim Değeri: Dörtlük - Birim Sayısı: Bir
2İlahi aşk
3Dilek (dua)
4Aşk

ç)1Rubai: Ayrılık - Aşk
2Rubai: Aşk Ateşi - İlahi Aşk
3Rubai: Duam - Dilek
4Rubai: Sevgili - Aşk

d)Gerçek hayatla ilişkilendirilebilir Aşk ve aşkın halleri ile dua insan hayatında yer bulabilen durumlardır

e)Rubai nazım şeklinin özellikleri:
-Nazım birimi dörtlüktür
-Tek dörtlükten oluşur
-aaxa şeklinde kafiyelenir
-Özel bir vezinle yazılırlar
-Yoğun bir fikir örgüsü vardır, bu da ahengin sağlanmasını zorlaştırır
-Tasavvuf, felsefe, dünya görüşü gibi pek çok konuda yazılırlar
-Asıl söylenmek istenen 3 ya da 4 dizede söylenir

2)1Rubai
söyler imiş: redif
-an: tam kafiye

2Rubai
ûr: tam kafiye

3Rubai
-dan sakla: redif
â: yarım kafiye

4Rubai
dime ana: redif
-z: yarım kafiye

3)"vâdi" ve "sanem" sözcükleridir
Vadi: Ihlara Vadisi'ne düzenlenen geziye katıldık
Şiir vadisinde o da kalem oynatmıştı

sanem: Puta tapınma ilkel kabilelerde de görülmektedir
Put kadar güzel bir insanmış, dedi

4)1 Rubai: dil (gönül), bir insan gibi düşünülmüştür Kişileştirme sanatı vardır

2Rubai
dil-i bi-karar: teşhis
fevvare-i nur: teşbih
ateş-i aşk: teşbih

3Rubai
Ya Rab: nida (seslenme)
reh-i vadi-i rubai: teşbih
ta'n-ı har-ı nadan-ı dü-pa: teşbih

4Rubai
sanema: nida
sanem: istiare

5)Nazım şekli, nazım birimi, mazmun ve sanatlar divan şiiri geleneğine aittir

139

4- a) kalıbı:feilatun feilatun feilatun failun
b)ahengi sağlamıştır şairin içinde bulunduğu ruh halini belirtmiştir

5- a)teşbih sevgilinin yüzü itiariyle güle benzetilmiştir
teşbih sevgilinin saçı kokusu dolasıyla yasemine benzetilmiştir
teşhis(kişileştirme) aşığın gönlü insan gibi düşünülmüştür
nida gönle seslenilmiştir
teşhis aşığın gönlü insan gibi düşünülmüştür
istiare aşığın gönlü heva yolı'na benzetilmiş fakat söylenmemiştir
b)aşk kopuzunu, aşk neyi ilşe gam çengine, name-i aşk, came-i aşk

6-toprak etmek, peşinde dolaşmak, yar etmek, ayaklar altına almak, rüzgar gibi koşmak, feda etmek, feleğin zehrini içmek, hançerlerle doğramak, aşk kopuzunu kırmak, sırdaş olmak

7-bentlerle yazılmıştır
-aruz ölçüsü kullanılmıştır
-ağır ve süslü bir dil kullanılmıştır
-söz sanatları ve mazmunlar kullanılmıştır
-mahlas kullanılmıştır
-arapça ve arapça kelimeler kullanılmıştır

8-kendi duygularınızı yazın

9-15 yüzyıl sanatçısıdır
-devlet adamlığı da yapmıştır
-kasideleriyle ünlenmiştir
-eserlerinde beşeri aşkı işlemiştir
-bir ''Divan''ı vardır

141

birim değeri:bent
birim sayısı:yedi
BİRİMDE ANLATILANLAR
-şair, gönlüne seslenerek feleğin ne yapacağının belli olmayacağını söylemektedir
-gönlün arzu ve isteklerinden vazgeçmesini istemektedir
-şair,bu dünyanın kimseye kalmayacağını belirtmektedir
-şair, gönlün feleğin güzelliklerine aldanmaması elindekilerle yetinmesini kanaat etmesini söylemektedir
-şair, feleğin kendisine gaddarlık ederek sevgilisinden ayırıp gurbete attığını ifade etmektedir
-şair,her şeyini sevgili uğruna feda ettiğinden bahsetmektedir
-şair,nefsin ve dünyanın isteklerinden vazgeçmek gerektiğini, gönül aynasının böyle temizleneceğini ifade etmektedir
şiirin teması:aşk, dünya nın geçiciliği
c beşer dizelik bentlerden oluşur
ilk bent kendi arasında kafiyeli diğer bentlerin son dizesi ilk bentle kafiyelidir(aaaaa bbbba)
2acele etme, acele etmek kınama getirir
dünya için boş yere ıstırap çekme
arzularına, heveslerine sabır ve tahammülden bir örtü çek
feleğin kaderindeki şerbet zehirlidir,sakın içme
dünya mülkünün saadetini bir rüya zannet
kanaat ederek yalnızlık köşesini seç
nefsinin ve dünyanın lezzetlirini unutarak aşk sarhoşu ol
gönül aynanı tertemiz yap
verilen tasavvufi öğütler, insanı tasavvuftaki anlamıyla olgunlaştırmak içindir
günümüz şartları düşünüldüğünde bu öğütlerin tam anlamıyla uygulanması mümkün değildir

sayfa 142 3üncü soru

1. kıtada aaaaa gösterür:redif -et: tam kafiye
2.kıtada bbbba -ab:tam kafiye
3.kıtada cccca -i :redif -er :tam kafiye
4.kıtada: çççça -i:redif -et:tam kafiye
5.kıtada dddda -e:redif -t: yarım kafiye
6.kıta eeeea -ini:redif -ir:tam kafiye
7.kıta fffffa -ını:redif -at:tam kafiye

ölçü aruz ölçüsüyle yazılmıştır failetün failetün failetün failün şeklinde
ses ve söyleyiş şiirde uzun ve ksıa sesler ile bbbirbirine enzeyen seslerin oluşturduğu ahenk söz konusudur.
sayfa 142 de 4ün cevaı
2.mısrada ve 3.mısrada telmih hatırlatma
4.mısrada nida
son mısrada ise eğretileme vardır.

sayfa 142 de 4ün b. si
ivmek :acele etmek
bunun için ivmenin bir anlamı yok =cümle
sabr kılmak:sabretmek
olanlara karşı güçlü ol sabret
ıztırab çekmek:ıstırap çekmek
o da çok ıstırap çekmişti
hake salmak: toprak olmak
nice insan toprak olup gitti
nakş itmak: nakşetmek
anlatılanları nakşediniz
ser virmek: baş vermek
gerekirse aşını verir geri adım atmaz
sayfa 142 5inci
ifade ettiği anlam kullanım şekli
süleyman peygamer deve kaptırdığı yüzü ile anılmıştır
iskenderin aynası feleğin iskenderin aynasını bile yıktığına gönderme yapılmıştır
sevgilinin eşiği sevgiliye ulaşma kovuşma yolu anlamında
sevgilinin saçı zincir olarak düşünülmüştür
put put kadar güzel sevgili anlamında kullanılmıştır

sy 144
ana birim değeri: bent
alt birim değeri:beyit
malesef birimde anlatılanları yapmadım ama bir kere okursanız yapabilirsiniz
8 bendin teması : cimrilik
13 bendin teması: dünya nın gelip geçiciliği
c cimrilik, fanili, gelip geçicilik kavramları geçmişten günümüze aynı anlamı ifade etmektedir
günlük hayatta sık karşılaşılan kavramlardır bunlar

Sayfa 145 2 soru
Son beyitte yani vasıta beyitinde çünkü şair daha önceki beyitlerse sikayet etmiştir

3soru a şıkkı
Kafiye ve redifler,aruz ölçüsü ve ses tekrarları

4 soru
ciğerpare=ciğer parçası-------->Mal,mülk anlamında kullanılmıştır
merg oku=ölüm oku----------->Şiirde ölüm anlamında kullanılmıştır
siper=gizlenip savaşılacak yer veya şey------>şiirde altın ve gümüş anlamında kullanılmıştır

6soru a şıkkı Tablo
Nida-------->ey hace,ya rab
Tezat------>Dert-çare,vefa-cefa,cahil-kamil
Mübalağa--->Evci feleğe bastı kadem cah ile cahil erva Erbab-ı kemâlün yiri yok zîr-i felegde
Tenasüp---->fena,ayan,adem,paşa ifadedeki anlam bakımından birbiriyle ilişkili olan aynı beyit içinde kullanılan sözcüklerdir
İstiare------>ciğerpare=mal mülk,mülk-i fena=dünya,mezbele=dünya benzetmeleri yapılmış fakat benzeyenler söylenmemiştir
İstifham--->Ya rab bize bir er bulunup himmet ider mi Yoksa günimüz böyle felaketle geçer mi

6 soru b şıkkı
Şiirde söz sanatlarının az kullanılmasının sebebi şairin üslubu yanında işlenen tema ile de ilişkilendirilirÇünkü şiirin amacı sanat yapmak değildir

7 soru Bağdatlı Rûhî
Şiirlerinde toplumsal konuları işlemiştir
Dönemin sosyal özellikleri ve yaşayışı şiirlerinde görülür
Dili çağdaşlarına göre sadedir
Şiirleri edebi bakımdan zayıftır

Sayfa 146 1soru a şıkkı (Tablo)
Mısra örgüsü Kafiye Düzeni Tema
Gazel Beyit aa/ba/ca Aşk,ayrılık,özlem,kadın,şarap
Kaside Beyit aa/ba/ca Din ve devlet büyüklerini
övmek için söylenir
Rubai Tek dörtlük aaxa Dünya görüşü
felsefe,tasavvufi düşünce
Şarkı Dörtlük aAaA/bbba/ccca Aşk,sevgi,ayrılık,eğlence
Murabba Bent aaaa/bbba/ccca Dini ve ddidaktik konular,
övgü ve yergi
Muhammes Bent aaaaa/bbbba/cccca İlahi aşk,tasavvufi ve felsefi
düşünce
Terkibibent Beyit aa/xa/xa/xa/bb Dini,felsefi,tasavvufi,toplumsal

1 soru b şıkkı(Tablo)

Mısra Örgüsü Kafiye Düzeni Tema
Gazel Gazel Gazel
Kaside Kaside Şarkı
Terkibibent Terkibibent Kaside
Terkibibent
Rubai
Murabba

Sayfa 148 3 soru
Divan Şiirinde Brimler bir bütün olduğu için birimdeki anlam o birimde başlar ve diğer birimlere sarkmadan o birimde biter

4soru
Ortak manzumlar şunlardır
gül (gazel,murabba,kaside)
serv (gazel,şarkı,kaside)
dil (gazel,kaside,rubai,şarkı,murabba,muhammes,terkibi bent)
zülf (murabba,muhammes)
felek,dünya (murabba,terkibibent)
hak (kaside,murabba)
sanem (rubai,muhammes)

5 soru a şıkkı
Verilen gazeller ritimleri dikkate alınarak okunduğunda Baki'nin gazelinin ritminin daha kuvvetli olduğu görülmektedirBakinin gazelinde kullandığı dil,Nesimi'nin şiir dilinden daha ahenklidirBunun yanında gazellerin yazıldıkları yüzyıllara bakıldığında 16 yyda şiir dilinin daha oturmuş olması Baki'nin gazelinin ritmini ve ahengini daha üstün kılmaktadır

5 soru b şıkkı
Şöyleyiş ve ritim bakımından Baki'nin gazeli daha başarılıdırNesminin gazeli osmanlı devletinin kuruluş döneminde yazılmıştırBakinin gazeli ise yükselme dönemi ürünüdürNesiminin gazeli divan şiirinin kuruluş dönemi ürünü olduğu için gazelde bazı kusurların,ritim ve ahenk eksikliklerinin olması son derece doğaldıryükselme dönemine gelindiğinde ise herşey yerli yerine oturmuş,her alanda en parlak örnekler ortaya konulmuştur

Sayfa 149 6 soru a şıkkı
Pir Sultan Abdal tarafından söylenen koşma "aşık tarzı halk şiiri"örneğdirbu nedenle islamiyetten önceki türk edebiyatı döneminin sözlü edebiyat devresinden itibaren süregelen bir geleneğin ürünü olan koşma da dil,son derece sadedirhalka hitap ettiği için halkın dilinden uzaklaşmamış,onların duygu ve düşüncelerini dile getirmiştir

6 soru b şıkkı
Pir Sultan Abdal'ın koşması ile Baki'nin gazelinin okuyucu kitlesi aynı değildirkoşma halka hitap ederken gazel yüksek zümreye hitap etmektedir

7 soru
Divan şiirinde işlenen konular her bakımdan birer kusursuzluk örneğidirAşk tam anlamıyla aşktır,sevgili her yönüyle hayal gücünün zirvesinde yer alırBu nedenle divan şiiri "ideal"olanın ifadesini bulduğu yerdirherşey"idealize" edilerek anlatılırDivan şiirinin bu özelliği yani "yüce" ve "yüksek" olana yönelik olması,onun "somut" yerine "soyut"un sahasında kalmasına sebep olmuştur

8 soru
Divan şiirinin Arapça ve Farsça kelimelerin sıkça kullanılması İslam medeniyetinin etkisinin yanı sıra asıl aruz ölçüsü dolayısıyladırTürkçede uzun ses olmaması seslerin uzunluk ve kısalık esasına dayalı olan aruz ölçüsünün uygulanmasını zorlaştırmıştırÇıkış yolu olarak aruza uymayan türkçe sözcükler yerine uzun ve kısa seslerin bulunduğu arapça ve farsça sözcükler kullanılmaya başlamıştır

9 soru

Koşuk
Tema:aşk
Ahenk:hece ölçüsü kullanışmıştır
Yapı:nazım şekli;koşuk nazım birimi;dörtlük
Dil:eski türkçe dönemini yansıtan öztürkçe bir dil kullanılmıştr
Söyleyiş:aşk temasının belirlediği vurgu ve tonlama şiirin söyleyişini belirlemektedir

Gazel
Tema:aşk
Ahenk:Aruz ölçüsü kullanılmıştır
Yapı:nazım şekli;gazel nazım birimi;beyit
Dil:arapça ve farsça sözcüklerin kullanıldığı bir dildir
Söyleyiş:aşk temasının belirlediği vurgu ve tonlama şiirin söyleyişimi belirlemektedir

Sayfa 150 (Ölçme Değ Cevapları)
1C
2A
3C
4E
5E
6E
7E
8A
9D
10 D-Y-D-Y
11*Gazelin son beyitinemaktaşairin mahlasının bulunduğu beyitetaç beyiten güzel beyitine beytü'l gazel denir
*Diva şiirinde kullanılan kalıplaşmış nükteli ve sanatlı güzel sözleremazmun

5606
0
0
Yorum Yaz